"Bal-Tam Dergisi"
Türklük Bilgisi I (Eylül-2004) Dergisi,
Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi (BAL-TAM) yayını, Prizren 2004.
Nevin BALTA Türk Dil Kurumu Uzmanı
2000 yılında Prizren'de Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi (BAL-TAM)'ni kuruldu. Yıllardır önce Yugoslavya'da, daha sonra Kosova'da Türklük bilimi çalışmaları yapan, öğrenciler yetiştiren, Türkçeyi yaşatan bilim adamlarının başında gelen Prof. Dr. Nimetullah Hafız ve eşi Prof. Dr. Tacida Zubçeviç Hafız tarafından kurulan Türkoloji Araştırmaları Merkezi (BAL-TAM) bu ilkeler doğrultusunda çalışmalar yapmakta ve kitap, dergi gibi yayımlara da imza atmaktadırlar.
Prof. Dr. Nimetullah Hafız ve eşi Prof. Dr. Tacida Zubçeviç Hafız, Türkoloji Araştırmaları Merkezi (BAL-TAM) bünyesinde; ilki 2001 yılında Prizren'de, ikincisi Mostar'da, üçüncüsü de Karadağ'da olmak üzere üç uluslararası sempozyum (bilgi şöleni) düzenlediler. Bu arada 1973-1991 yılları arasında Piriştine'de yayımlanan ve 91. sayıdan sonra yayımına ara veren Çevren dergisini canlandırmak istediler. 2001 yılında 92. daha sonra da 93-94-95-96. sayılarım yayımladılar. Yeni sayılar için yazı topladılar. 100. sayının yayımını görkemli bir şekilde kutlamaya hazırlanıyorlardı. Ancak, 2004 yılı ba şında Tan gazetesini yayımlamaya hazırlanan kuruluştan bir mektup aldılar. Bu mektupta, 1999'da kapanan Tan gazetesinin tekrar çıkacağı, Çevrendin ise 92. sayısından itibaren yayımlanacağı bildiriliyor, Prof. Hafızlar'm Çevrence ilişkilerinin kalmadığı hatırlatılıyordu.
Balkan Türkleri, ne yazık ki, hiçbir Balkan ülkesinde birlik beraberlik içinde olamadılar. Onların parçalanmaları, birbiriyle didişmeleri hâkim güçlerin işine geldi. Prof. Dr. Nimetullah Hafız, Tan gazetesinin Çevren'i yönettiği dönemde derginin yöneticileri ve makale yazarları arasındaydı. Dergiyi yaşattığı için kendisine teşekkür edilmeliydi. Ne yazık ki, bu yapılmadığı gibi dergiyle ilişikleri kesilmek isteniyordu.
Prof. Dr. Nimetullah Hafız ve eşi bu kez kuruluşlarına süreli, bilimsel bir dergi kazandırdılar. BAL TAM Türklük Bilgisi dergisinin 1. sayısı Eylül 2004 ayında Prizren'de yayımlandı. Türkiye Cumhuriyeti'nin 80. Yıl Dönümüne Armağan edilen bu sayının sahibi BAL-TAM adına Prof. Dr. Tacida Zubçeviç Hafız, sorumlu başyazarı ise Prof. Dr. Nimetullah Hafız'dır.
BAL-TAM Türklük Bilgisi dergisinin bu ilk sayı sında yer alan makale ve yazılar üç bölümde toplanmıştır; "I. Bilim", "II. Derlemeler", "III. Olaylar-Yayınlar."
Bilimsel makalelerin yer aldığı birinci bölümde, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'ni konu alan yazılar sıralanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ve Balkan ülkeleri bilim adamı ve uzmanlarının bazı makalelerinden örnekler vermek suretiyle, dergide yer alan diğer yazıların adlarına yer vereceğiz.
Birinci bölümün ilk yazısında, Prof. Dr. Reşat Genç, "Atatürkçü Düşüncede Lâiklik ve Din Anla yışı" adlı makalesinde Türkiye'de lâikleşme ihtiyacının Halifelik döneminden başlayarak her dönemde hissedildiğini, teokratik devlet ve hukuk yapısının dar kalıpları içine hapsolmanın imkânsızlığının görüldüğünü şu sözleriyle vurguluyordu:
"Gerçekten de; çağın, dünyanın ve ülkenin şartlarına uygun akılcı bir devlet yapısına geçmek ihtiyacı doğmuştur. Kendisini Allah'in yeryüzündeki gölgesi olarak göstermeğe çalışan bir hükümdarın yetkilerini millete devretmek; millet iradesine, millet egemenliğine dayalı demokratik ve çağdaş bir Cumhuriyeti kurmak ve yaşatmak sorunu ile karşılaşılmış; donmuş ve çağın gerisinde kalmış bir hukuk düzeninden çağdaş hukuka, medrese eğitiminden çağdaş eğitime geçmek gerekmiştir. Lâiklik, statik hâle gelmiş bir yapıya hapsolup boğulmaktan, hızla ilerleyen uygarlığın gerisinde kalıp yok olmaktan kurtulmanın kaçınılmaz şartı hâline gelmiştir. Türkiye'de lâikleşme işte böylesine önemli, böylesine hayatî ihtiyaçlardan doğmuştur"
Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun ise "Tarihî Akışı İçinde ve Cumhuriyet Döneminde Türk Dili" konulu yazısında; Türk dilinin yazılı metinlerinin en az 1300 yıldan beri izleyebildiğimizi, Türkçenin bilinen en eski yazılı metinlerinin 8. yüzyılın birinci yarısına ait olduğunu belirtmektedir. Ercilasun Türk dilinin tarihî süreç içinde çeşitli dillerden etkilendiğini ancak varlığını sürdürerek Cumhuriyet dönemine kadar edebiyat, sanat, yazı ve konuşma dili olarak çok zengin ürünler verdiğini vurgulamaktadır. "11. yüzyılın ikinci yarısında Kâşgarlı Mahmud tarafından Divânü Lügati 't-Türk adlı ilk büyük Türk sözlüğü yazıldı" diyen Ercilasun, Divânü Lügati 't-Türk 'ün Türklerin dilleri, ağızları, boyları, âdetleri, yaşayış tarzları, efsaneleri hakkında verdiği bilgilerle ansiklopedik bir sözlük özelliği taşıdığını yazar. Ercilasun yazısına Cumhuriyet döneminde dilde yapılan büyük atılımları, harf inkılâbını, edebiyat ve gazete dilinin sadeleştirilerek, halkın anlayacağı bir okuma ve yazma dilinin yerleştirildiğinden söz ederek devam eder ve "Ama hukuk dilinde, bazı bilim terimlerinde ve resmî yazışmalarda Osmanlı Türkçesi büyük ölölçüde devam ediyordu. Dolayısıyla bu alanlarda da sadeleşme gerekiyordu." Sözleriyle bu konuda yapı lan dil çalışmalarım ve Türk Dil Kurumunun kuruluşunu ve ilk dil çalışmalarını, ayrıntıları ile anlatarak okuyucuya bu konudaki temel bilgileri verir.
Prof. Dr. Bayram Bayraktar da "Kuruluşunun 80. Yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin Yeri ve Değeri" adlı yazısında Türkiye Cumhuriyeti'ni "genel tarihin bütüncüllüğü içerisinde düşünülmesi gereken, milletimiz ve gençliğimiz için üzerinde her zaman araştırmaların yapılması zorunlu, millî ve evrensel boyutlarda bir olay" biçiminde nitelemektedir. "Cumhuriyetimizin kuruluşu, Türk toplumu için bir diriliş ve Ergenekon'dan çıkıştır" diyen Bayraktar, bu büyük olayı "Türk Rönesansı" olarak tanımlamaktadır.
Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalm, "Atatürk'ün Dil Politikası" başlıklı yazısında Cumhuriyetin kültür temelleri üzerinde kurulduğunu söyleyen Atatürk'ün kültürün en önemli öğesi olan dile de lâyık olduğu değeri her zaman verdiğini vurgulamakta ve bu konuda yapılan çalışmalara yer vermektedir.
"Atatürk'ün Türk dili, Türk tarihi ve Türk kültürü konularında araştırma ve çalışma yapmak üzerekurduğu ilk kurum Türkiyat Enstitüsüdür" diyen Akalın, Fuat Köprülü'nün Atatürk'ten aldığı talimatla çalışmalara başladığını ve enstitüyü kurduğunu anlatmaktadır.
"Atatürk 'ün dil ve kültür alanında gerçekleştirdiği ilk büyük atılım ise yazı devrimidir. Yıllardır tartışılan ve bir türlü çözülemeyen yazı sorunu, birkaç aylık çalışma sonucunda yapılan 'yazı devrimi' ile çözülmüştür. Osmanlı devletinde 19. yüzyılda tartışılmaya başlanan ve çeşitli girişimlere rağmen bir türlü sonuç alınamayan yazı konusu Atatürk'ün kararlı ve isabetli uygulamasıyla sonuca ulaşmıştır. Yazı devrimi müjdesini verirken |
söylediği şu sözler yazının yanı sıra Türkçeye bakışı ve Türkçeye verdiği değeri göstermesi bakımından son derece önemlidir.
"Güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir." Akalın, yeni Türk yazısının halka öğretilmesinde Atatürk'ün bir öğretmen gibi, yazı tahtasının önünde, elinde tebeşirle yeni yazıyı tanıtma gayretini vurgulayarak, dil ve tarih konusundaki duyarlılığı her zaman dile getiren Atatürk'ün Birinci Türk Tarih Kurultayının son günü, dil konusunda çalışmalar yapmak üzere Türk Dili Tetkik Cemiyetinin kurulması için talimat verdiğini belirtmektedir. Akalın, sözlerini şöyle tamamlamıştır: "Son 72 yılda dilimizde yaşanan gelişme, zenginleşme ve özleşme, ulu önder Atatürk'ün Türkçeye verdiği önem, gösterdiği ilgi sayesindedir. Türkçenin kullanılışından kaynaklanan birtakım güncel sorunlara karşılık Türkçe, bugün gelişmiş, zengin bir edebiyat, kültür, sanat ve bilim dilidir. Türkçenin sorunlarının aşılmasında izlenecek yol da, Atatürk'ün Türkçe ile ilgili sözlerinde açıkça belirtilmektedir. Türk Dil Kurumu, Atatürk'ün dilimiz konusundaki sözlerini kendisine ilke edinmiştir. " Prof. Dr. Şakir İbrayev: "Atatürk ve Kazakistan'daki Devlet Dili Meselesi"
Prof. Dr. Cengiz Hakov: "Atatürk ve Türkiye'nin Modernleşmesi"
Prof. G. P. Panev: "M. Kemal Atatürk ve
Yeni Türkiye"
Mücahit Mümin: "Gelişen Dünya Olayları ve
Atatürkçülük"
Rahmi Ali: "Atatürkçü Düşünce Nedir?"
Prof. Dr. Enver Mahmut: "Atatürk'ün Özdeyişleri ve Düşüncelerinde Boyut ve Derinlik"
Numan Kartal: "Atatürk ve Kocacık"
Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu: "Kemal'in Öğretmenleri"
Dr. Ali Nejat Ölçen: "Prof. Dr. Hirsch'in
Anılarında Kemalizmin Türkiyesi"
Prof. Dr. Gazmend Shpuza. "Türk Millî İhtilâli'nin ve Kemalist Reformların Arnavutluk'taki
Yankılan"
Doç. Dr. Ziyneti Barlas: "Atatürk ve Bulgaristan Türklerinin Millî Şuuru"
Prof. Dr. Valentin Çorbea: "Romen Gözüyle
Atatürk"
Prof. Dr. Mihai Maxim: "Bir Romen Diplomatının Gözleriyle Büyük Önder Atatürk"
Doç. Dr. Tamilla Aliyeva: "Azerbaycan Bazı
Halk Yazınında Atatürk"
Dr. N. Ahmed Asrar: "İki Halk Kahramanı-M.Kemal Atatürk ve M. Ali Cinnah"
Dr. Yaşar Kalafat: "Atatürk-Halk Kültürü
Millî Kimlik"
Nail Tan: "Atatürk ve Balkan Folkloru"
Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu: "Halk Ozanları
ve Atatürk"
Prof. Dr. Nimetullah Hafız: "Balkan Şiirinde
Atatürk"
Sabri Alagöz: "Bulgaristan Türk Şiirinde
Atatürk"
Prof. Dr. Tacida Zubçeviç Hafız: "Eski Yu
goslavya'da Türkiye ve Atatürk'e Dair Yayımlanan
Kitaplar"
Deniz Ünver: "Atatürk ve Spor"
Dr. Hayrettin İvgin: "AzAtaM 'in Çalışmaları ve Yayınları"
Halk kültürü (folklor) derlemelerine yer verilen ikinci bölümde, Priştine Ü. Türkoloji Bölümü öğretim görevlilerinden Ferhat Âşık Ferki'nin "Prizren Masallarından Derleme" başlığı altında topladığı 'Balıkçı', 'Koca Kurt', 'Hasan Skaçkaylen Haydutlar', 'Kovk Topoz, Vur Topoz' adlı dört ma sal yayımlanmıştır.
"Olaylar-Yayınlar" ana başlığını taşıyan üçüncü bölümde ise şu haber ve yayın tanıtma yazıları bulunmaktadır:
- Doç. Dr. Boyko Marinkov, "Belgelerle Mus
tafa Kemâl Atatürk ve Türkiye-Bulgaristan İlişkileri
(1913-1938)" adlı tanıtma yazısında belgelerden
oluşan 960 sayfalık Türkçe ve Bulgarca olarak yayımlanan derleme bir eser konu edilmiştir. Türkiye
ve Bulgaristan'ın çağdaş arşivcilik ve tarih bilimine
verdikleri önemi gösteren bu eserin önsözünde her iki
ülkenin devlet başkanları Bülent Ecevit ve Simeon
Sakskoburgotski'nin mesajlarının yer aldığından
bahseden Marinkov, "Bu belgesel derlemenin yayımlanması fikri Bulgaristan Arşivler Genel Müdürlüğü'nün 1998 yılında Sofya'da Atatürk ve Bulgaristan-Türkiye ilişkileri üstüne düzenlediği Arşiv
Belgeler Sergisi esnasında doğdu." demektedir. Söz
konusu kitabın Türkiye ve Bulgaristan arşivlerinde
bulunan orijinal belgeler ve beş bölümden oluşan
basın kaynaklarını ihtiva ettiğini, altıncı bölümde
isimler kılavuzu, yedincide ise belgelerin fotokopilerinin yer aldığını, Marinkov'un ifadelerinden anlıyoruz.
Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, "Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi (BAL-TAM) ve Etkinlikleri" adlı haber yazısında söz konusu merkezin çalışmalarından söz etmektedir.
Dr. Maliç Osi, "Mostar'da Gerçekleşen Bilimsel Sempozyumundan Etkilendiğim Birkaç Duygu" adlı haber yazısında, bu sempozyumla Türkoloji konusundaki en önemli uluslararası olaylardan birinin Mostar'da gerçekleştirilerek "Mostarlılar için gerçek bir kültür ve bilimsel gösteri sunulduğunu, en büyük bilim adamlarının, en büyük uzmanların mükemmel bir organizasyon, çaba ve becerikliliğin muhteşem yeteneğiyle bir araya getirildiğini" belirtmekte ve bu konudaki coşku ve duygularını kaleme almaktadır.
"Olaylar-Yayınlar" bölümünde yer alan diğer yazılar sırasıyla;
- Sabri Alagöz: "Bilim İnsana Hizmet Etmelidir. —II. Uluslararası Balkan Türkolojisi Sempozyumu"
- Doç. Dr. Miryana Marinkoviç: "Felsefe Fakültesi Etnoloji Bölümünün Değerli Üyesi Prof. Dr.
Djurdjice Petroviç Öldü"
Yazı listesinden anlaşıldığı üzere, dergi bir bilim kurumuna yaraşan bir nitelik ve nicelikte yayımlanmıştır. BAL-TAM Türklük Bilgisi dergisine uzun bir ömür diliyor, yayımlayan Hafız ailesine Türk dünyasının teşekkürlerini, saygılarını sunuyoruz. |