BAL-TAM
Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi
Center For Balkan Turcology Researches

 

Kotor Press

Diger sayfa >>>

Balkan Türkolojisi Araştırmaları Merkezi (BAL-TAM) III sempozyumu Karadağ'da Kotor kentinde düzenlendi.

Türkologlar bu defa Karadağ'da toplandilar.

Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi'nin Karadağ Sempozyumu

Balkan Türkolojisi Araştırmaları Merkezi ( BALTAM ) üçüncü sempozyumu Karadağ'ın Kotor kentinde düzenlendi

Kotor'da Balkan Sempozyumu Düzenlendi

     Balkan Türkolojisi Arastirmalari Merkezi'hin ilk toplantisi 4 yil önce Kuzey Kibris Türk Cumhuri yetinin Gazi Magosa kentinde yapildi. Orda alinan karar uyarin ca her yil degisik Balkan ülkelerinde uluslararasi düzeyde Türkoloji arastirmalari sempozyu mu düzenlenmesi kararlastirildi.

     Ilk sempozyum Prizren'de ikincisi Mostar'da üçüncüsü de bu yil Karadag'in Kotor kentinde düzenlendi, konuyla ilgili 70 teblig sunuldu.

     Balkan Türkolojisi Arastirmalari Merkezi'nin (BALTAM) ilk toplantisi 4 yil önce Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti'nin Gazi Magosa kentinde düzenlendi. Baskan görevine Kosova'dan Prof. Dr. Nimetullah Hafiz seçildi. Gazi Magosa düzenlenen toplantida alinan karar uyarinca her yil degisik Balkan ülkelerinde uluslararasi düzeyde Türkoloji arastirmalari sempozyumu düzenlenmesi karar-

Semp lastirildi. ilk sempozyum Prizren'de, ikincisi Mostar'da üçüncüsü de bu yil Karadag'in Kotor kentinde düzenlendi.

      Ana konusu Balkan Türkolojisi, Balkanlarda Türk Kültürü olan Kotor'da düzenlenen sempozyuma davet edilen 102 katilimcidan 70'i tebligleriyle katildi. Sempozyumda basta Türkiye Cumhuriyetinden olmak üzere Makedonya, Bulgaristan, Kosova, Sirbistan, Hirvatistan, Karadag, Bosna – Hersek, Arnavutluk, Kuzey Kibris T ürk Cumhuriyeti, Romanya'dan katilimcilar yer aldi.

    Kotor'da düzenlenen sempozyu ma BALTAM'-in Türkiye temsilcisi ve koordinasyon kurulu üyesi olan Dr. Irfan Ünver Nasrattinoglu da katildi. Sempozyum sonrasi Üsküp'te görüsme firsatini yakaladigimiz irfan Ünver Nasrattinoglu'ndan sempozyum, sunmus oldugu tebligi ve intibalariyla ilgili bilgi vermesini iste dik. Kotor'da düzenlenen Balkan Türkolojisi konulu sempozyum ve izlenimleri hakkinda iste kendisinin anlatt iklari söyle:

  "Kotor'da düzenlenen sem­ pozyum çalismalaa 4 gün sürdü. ,2, günümüz de Karadag'in özellikle   Osmanli döneminden kalan tarihi  ve sanat eserlerinin gezilmesi, ; bilgi alinmasiyla geçti. Bilindigi   üzere sempozyumun ana konusu   Balkan Türkolojisi, Balkanlarda  Türk Kültürüydü. Konuyla ilgili tüm j katilimcilar çok degerli tebligler sun dular. Özellikle de Karadag/dan çok j katilim oldu ve Karadagli bilim adamlari konuyla ilgili çok güzel tebligler sundular. Benim sunmus oldugum tebligin ana konusu Atatürk'ün Balkanlardan esin­ lenerek yaptigi isler. Biliyorsunuz Atatürk Balkan kökenli. Balkanlardan aldigi ilhamlarla Türkiye Cumhuriyetini kurduktan sonra yaptigi çok önemli etkinlikler var. Ben bunlara kisa kisa degindikten sonra asil isledigim konuya, kooperatifçilik konusuna girdim. Biliyorsunuz kooperatifçilik özel sektörle devlet sektörü arasindaki üçüncü sektör ve kalkinmada çok önemli bir sektör. Atatürk Türkiyede daha 1923'te Cumhuriyet kurulur kurulmaz yaptigi islerden birtanesi kooperatifçil igi tesvik etmekti. Ben tebligimde bu konuya degindim. Bu konu ilk defa bir bilimsel toplantida islendi. Sempozyum çok basarili geçti. Ben biliyorsunuz birçok ülkede sempozyumlara katildim. Bu sem pozyum tahminlerim üzerine basarili geçti. Tartisilan konularda genellikle Osmanlinin Balkanlarda biraktigi izlerin tartisilmasi seklinde oldu. Beni sevindiren unsur bazi Sirbistanli, Karadagli, Bosnali bilim adamlarinin Türklerle ilgili,  Atatürk'le ilgili çok güzel sözler söylemis olmalari oldu." i Karadag ve Kotor'un tarihi ve i dogal güzelliklerinden çok etkilenen  konusmacimiz, duygularini dile getirirken " Karadag'i beni sasirta çak kadar güzel buldum. Sahane  bir manzara, dogal güzellikler, pla jlar. Kotor'a gelince çok güzel bir  kent. Orada gözümüz, gönlümüz, yüregimiz doydu. Tabiata doydum, ye silin her tonuna doydum. Ayrica Kotordaki kaleyi gezdik, ordaki hem Osmanli eserleri hem Osmanli öncesi ve sonrasi eserler gezildi, görüldü. Ikinci gün otobüsle Çetinye'den baslayan bir gezi yap t ik. Yol üzerindeki iste Osmanlinin geldigi geç 09/29/2007 devletinin Konsolosluk binasini gördük "seklinde konustu.

    Kotor'da düzenlenen 3. BALTAM Uluslararasi Türkoloji Arastirmalari Sempozyumunun 4. toplantisinin ya Makedonya'da Ohri'de yada Romanya'da Köstence'de yapil masi düsünülüyor.

L.Selman

BIZ VE DÜNYA

Dr. Ünver Irfan Nasrettinoglu

TÜRKOLOGLAR BU DEFA KARADAĞ'DA TOPLANDILAR

     Merkezi Kosova'nin Prizren kentinde bulunan Balkan T ürkoloji Arastirmalari Merkezi'nin bu yilki bilimsel toplantisi Karadag'in Kotor kentinde yapildi. Ilki 2001'de Prizren'de, ikincisi 2002'de Bosna'nin Mostar kentinde yapilan "Uluslar arasi Balkan Türkolojisi Sempozyumu" genis bir katilimla gerçeklestirildi.

Kotor'a Gidis

    Kisaca BAL-TAM olarak tanimlanan, Balkan Türkoloji Arastirmalari Merkezi, her yil bir Balkan Ülkesinde yapmayi kararlastirdigi Türkoloji Sempozyumlari için bu kez Karadag Cumhuriyeti'ni seçerken, bu ülkedeki Osmanli- Türk mührünü göstermeyi amaçlamisti. Zira, bu küçük Balkan Ülkesinin her yerinde, Ecdadimizin izlerini görmek mümkündü. Toplanti için seçilen Kotor ise, son derece ilginç bir turizm kentiydi. Bu kente ulasmak için çesitli yollar vardi. Belgrad üzerinden, iç hat uçusuyla Podgoritsa veya Tivat'a gelinebilir, buradan karayolu ile Kotor'a gidilebilirdi. Ya da benim yaptigim gibi, Üsküp'e gidilir; oradan karayolu ile ulasilabilirdi. Hatta Tiran'a uçulur; oradan karayolu ile Kotor'a varilabilirdi.

gitmisken, kimi kentlere de ugramayi; o arada Struga Siir Aksamlarini izle meyi; Arnavutluk'tan geçerek, Kotor'a ulasmayi tercih etmistim... Ankara'dan, Istanbul aktarmali Üsküp'e uçtum.

      Burada beni can dostum Dr.Senol Tahir ile, Strugali Folklorcu Züber Musai kar siladilar. Üsküp'te fazla kalmayip, Züber'in otomobili ile dogruca Struga'ya gittik. Geleneksel Struga Siir Aksamlari o gün baslamisti. Beograd Oteli'ne yerlestikten sonra, bu düzenlemenin yillardir sekreteryasini yürüten Razme Kumbaroski'yle görüserek, pro grami izlemeye basladim. Bu önemli düzenlemeyle ilgili gözlem ve izlenimlerimi ayri bir yazi da anlatacagim.

     Struga'da birkaç gün kaldiktan sonra Arnavutluk'tan benim için gelen Folklorcu dos tum Sadi Halili'nin Mercedes'i ile, O'nun yasadigi Librazhd (Libraj) kentine gittik. Libraj, Tiran ve Iskodra ile ilgili izlenimlerime de ayri bir yazida yer verecegim.

      Iskodra'da bindigim lüks minibüsle Ulçin ve Bari üzerinden Kotor'a ulasirken gördügüm doga manzaralari, tek kelimeyle muhtesemdi. Sag yanimda, görkemli kara daglar ve orman lar; sol yanimda ise Adriyatik Denizi; denizdeki adalar ve fiyordlar vardi...

     Türkologlar Kotor'un deniz kenarindaki Fiyord Otelinde kalacaklar; sempozyum çalismalari da burada yapilacakti.

Açilis Töreni

      Sempozyuma Karadag Hükümeti büyük önem verdi. Kültür Bakani Prof. Dr. Vesna Kilibarda ile Egitim ve Bilim Bakani Nikola Samardjiç'in yanisira Kotor Valisi, Açilis Törenine katilarak açis konusmasi yaptilar. Sempozyumu BAL-TAM Baskani Prof. Dr. Nimetullah Haf iz açti. Düzenleme Kurulu Baskani Prof.Dr.Tacide Hafiz'm yönettigi törende, BAL-TAM'in Balkan Ülkeleri temsilcileri de birer selamlama konusmasi yaptilar. Burada, Merkezin Türkiye temsilcisi olarak ben de konustum.

      Konusmalardan sonra kokteyl ve yemek verildi. Ögleden sonra da bildirilerin sunulmasi basladi. Türkiye'den Prof.Dr.Mete Tuncay, Do ç.Dr.Rasim Özyürek, Dr.Yasar Kalafat, Dr.Bayram Durbilmez, Prof.Dr.Nazim Hikmet Polat, Müjdat Kayayerli Yrd.Doç.Dr.Gönül Paçaci ve benim katildigim sempozyumda; KKTC'nden Harid Fedai ve Mahmut Islamoglu; Bulgaristan'dan Prof.Dr.Cengiz Hakov, Doç.Dr.Ibrahim Yalimov, Kalina Peeva, Prof.Dr.Svetlovar Eldarov, Dr.Orlin Sabev, Suzan Çakir, Doç.Dr.Yordanka Bibina, Ismail Çavusev ve Sabri Algöz;

Yunanistan'dan Rahmi Ali ve Mücahit Mümin; Arnavutluk'tan, Prof.Dr.Gazmend Shpuza ve Nazif Dokle; Karada g'dan Prof.Dr.Novak Kilibarda, Prof.Dr.Corce Borozan, Jasmina Djordjevic, Prof.Dr.Bojidar Sekularac, Slavko Bursanoviç, Adnan Pepiç, Prof.Dr.Serbo Rastoder, Mirijan Miljic, Dr.Dragana Kujoviç, Ak. Hüseyin Basiç, Prof.Dr.Vojislav P.Nikçeviç, Tatjana Koprivica ve Igbala Saboviç Keroviç; Sirbistan'dan Prof.Dr.Ljubodrag Dimiç, Doç.Dr.Vekoslav Teodosijevi ç, Prof.Dr. Mirjana Teodosijeviç ve Yrd.Doç.Dr.Mirjana Marinkoviç; Kosova'dan Dr.Mali ç Osi, Bedrettin Koro, Yahya Maznikar ve Prof.Alija Djogoviç; Rusya'dan Prof.Dr.Dimitrij Vasiljev; Makedonya' dan Prof.Dr.Rastislav Terzijoski, Recep Skrijelj, Prof.Dr.Novica Veljanoski ve Fahri Kaya; Bosna-Hersek'ten; Prof.Dr.Cenana Buturoviç, Prof.Dr.Munib Maglajliç, Prof.Dr. Ömer Nakiçeviç, Senad Miçijeviç, Cemaludin Latiç, Dr.Ayse Softiç, Prof.Dr.Hasniye Muratagi ç Tuna, Doç.Dr. Kerima Filan, Neira Zaçinoviç, Alena Ramiç ve Yusuf Zaçinoviç, Çagdas Türkiye Cumhuriyeti' nin Balkan Ülkeleri ile Iliskileri, Tarih ve Kültür Tarihi, Edebiyat, Dil ve Etnoloji konularinda bildiriler sundular. Dört gün araliksiz devam eden sempozyum çalismalari, sabah O9'dan, aksam 20.30'a kadar devam etti. Zira, sunulan bildiriler enine boyuna tartisildi. Benim bildirim, Cumhuriyetimizin kurulusunun 80.Yildönümüne adanan, "Atatürk'ün Balkan Ülkelerinden Esinlenerek Gerçeklestirdigi Devrimler" üzerine idi. Büyük Önder'in, Sofya'da Askeri Atase olarak görev yaptigi yillarda edindigi izlenimler le, Türk ekonomisini yönlendirdigine degindim ve örnekler verdim. Atatürk üzerine üç bildiri daha vardi. Benim konusmam üzerine söz alan Karadagli Prof.Dr.Novak Kilibarda, aynen sun­ lari söyledi: "Atatürk, dünyanin yetistirdigi çok büyük bir insandir. Keske sunulan bildirilerin hepsi de O'nunla ilgili olsaydi..."

Karadag'dan Izlenimler

      Yugoslavya Federasyonu Sirbistan, Hirvatistan,  Makedonya, Bosna-Hersek, Slovenya ve Karadag'dan olusuyordu. Sirbistan' a bagli iki de Özerk Bölge vardi: Kosova ve Voyvodina... Tito'nun ölümünden sonra is basi na gelen fasist komünist yönetici-er, ülkenin dagilmasina yol açtilar. Sirbistan ve Karadag disindaki dört cumhuriyet Sirplar'la savasarak, mücadele ederek bagimsizliklarini ilan ettiler. Sirbistan ise, dagilan Yugoslavya' nm mirasina konmak için, Karadag'la birlikte Yeni Yugoslavya adiyla yeni bir federasyon olustur du. Ancak Karadag'lar, bundan hosnut kalmadilar ve bu ülkede de bagimsizlik sesleri yükselmeye basladi. 600 bin nüfuslu bu küçük Balkan Ülkesinde yasayan insanlar, Sirplar'i sevmiyorlar. Federasyonun adi "Sirbistan- Karada g Cumhuriyeti" olarak degistirilmis de olsa, yakin bir gelecekte, dünya cografyasinda, bagimsiz bir Karadg'in yer almasi muhtemeldir. Ancak, halkin yarisinin bagimsi zlik yanlisi olmasina ragmen, diger yarisi buna karsi çikmakta; "biz yalniz nasil yasariz?" kuskusu içindedir. Ama Karadag, daha simdi den Avrupa Birligi'ne entegre olmaya baslamis bulunuyor. Bu ülkede kullanilan resmi para Euro ve Dinar geçerli degil. Oysa Sirplarin para birimi Dinar...

     Karadag nüfusunun büyük bir bölümü Slavlar'dan; yarisina yakin bir kismi da Arnavut ve Bosnak Müslümanlardan olusmaktadir. Bu nedenle Baskent Podgoritsa'dan ülkeyi yöne tenler, etnik dengeleri göz önünde tutuyorlar.

----Bir gün Adriyatik Denizi'ndeki fiyordlarin en büyügü ve güzeli olan Bokakotorska'da motor gezintisi yaptik. Karadag'in, Adriyatik'teki 300 Kilometrelik sahil seridinde böyle dört kör fez bulunuyor. 1979 Tarihinde yasanan büyük depremden sonra UNESCO, Bölgedeki tarihi ve turistik yerleri koruma altina almis. Gezi esnasinda Mermer Kayasi adli bir adaya çikip, buradaki yapilari ve kiliseyi gördük.

KIBRIS Gazetesi

BALKAN TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİNİN KARADAĞ SEMPOZYUMU

   Balkan Türkoloji Arastirmalari Merkezi (BAL­ TAM) tarafindan düzenlenen, amaci Balkan Türkolojisi ile ilgili özgün bildirilerin sunulmasi ve bunlarin derlenip kitap halinde yayinlanmasi olan Uluslararasi Balkan Türkolojisi Sempozyumu'nun üçüncüsü 8-12 Eylül tarihlerinde Karadag Cumhuriyeti'nin Kotor (Boka Kotorska) kentinde düzenlendi.

KKTC'den arastirmaci- yazarlanmizdan Harid Fedai ve Mahmut Islâmoglu'nun da davetli olarak katildiklari sempozyuma, Karadag da dahil, 15 ülke toplam 102 bildiriyle katildi. Bunlar birer kisiyle Rusya ve Kirim, ikiser kisiyle Fransa, Yunanistan, Romanya ve KKTC; üçer kisiyle Arnavutluk ve Kosova, dörder kisiyle Makedonya ve Sirbistan, beser kisiyle Azerbaycan, on üçer kisiyle Bulgaristan ve Karadag, alti kisiyle Bosna-Hersek ve nihayet otuz bir kisiyle Türkiye idi.

      Sempozyuma katilan Harid Fedai gelismeleri söyle anlatiyor:

    "Sunulan bildirilerde agirlik, buralardaki Osmanli kültür kaliti üzerine toplanmakta olup bu kalitin günümüzdeki etkileri genis bir açidan ele alinip irdelendi, degerlendirildi. Osmanli dönemindeki Rumeli'de din ve dil farklarina karsin, dünyanin hiçbir yöresinde görülmeyen, esi bulunmayan dostluklar XVIII. yüzyildan itibaren Avrupa'daki büyük devletlerin etkisiyle zedelenmis, huzur ve güven bozulmustur.

      BAL-TAM'in genel baskani, merkezin kurulus nedenini su cümlelerle açiklamisti: "III. Uluslararasi Balkan Türkoloji Sempozyumu 'nun amaçlari, önceki iki sempozyumda oldugu gibi bilim yoluyla birlestirici, olumlu; yikici degil, yapici, bilimsel sonuçlan ortaya atmakla Balkan halklari arasinda dostluk ve kardesligi güçlendirmeye çalismak; dolayisiyla insanliga ve dünya barisina katkida bulunmaktir. Balkanolojinin bir bölümü olan türkolojinin asil amaci da bu degil midir?

    Karadag bilim adamlari sempozyumda bildiri

sunulacak dillerden birinin de kendi dilleri olmasindan büyük mutluluk duymuslar ve ilk kez yer alan bu olgudan dolayi BAL-TAM 'i tebrik etmislerdir. Bunlar arasinda  "Karadagli Kral Nikola'nin Siirlerinde Türklerin Kahramanliklari" adli bildirinin sahibi Prof. Dr. Novak Kilibarda da vardi

     Asagidaki cümleler Karadagli bilim adamlarinin oturumlarda yeri geldikçe söylediklerinden sadece birkaçidir: Atatürk'le ilgili tebligleri dinledim; çok hosuma gitti. Düsündüm ki Balkanlar'da Atatürk için niye bir sempozyum düzenlenmesin? n Osmanlilara tesekkür borçluyuz. Karadagli insanlarimizi ve milli kimligimizi korudu, Karadag'da daglar bizim, ovalar Osmanlilarin, kiyilar Italyanlarin idi. Kiskirtma olmasaydi daglara siginir miydik? Bu yerler bizi bulamayacaklari denli sarptir.

     Türkiye Cumhuriyeti kurulusunun 80.yildönümü dolayisiyla konuyla ilgili çalismalarin sürdürülmesi de sempozyumun kapsamina alinmisti.

     KKTC'den katilan iki kisiden biri olan Mahmut Islamoglu, Mühendishâne-i Berri-i Hümâyun tarafindan hazirlanan 1874 tarihli ve Latin harfli bir Kibris haritasinin tanitimini yapmistir.

     Harid Fedai'nin konusu ise Hikmet Afif Mapolar'in Piyeslerinde Izlekler ve Ortan Yanlar" idi. Mapoplar'in 1942-43 ve 45 yilarinda kaleme aldigi Mes'ale, Mu'cize ve Altin Sehir adli piyeslerinde, Mustafa Kemal Pasa önderligindeki Anadolu halkinin kurtulus savasindan kesitler sergilenmektedir.

      Konuklar, Kotor, Adriyatik kiyilarinda etrafi çok yüksek daglarla çevrili çok sirin bir sahil kentidir. Bu sahilde yer alan Fyord Oteli'nin pencerelerinden deniz-dag karisimi görüntüler essizdir. Çok sarp bir yamaca yaslanan kalenin kapisindan girildiginde daracik yollan nefis çaytaslari ile döseli, tas binalarla karsilasirsiniz. Binalarin hemen tümüne yakini elden geçirilmis, özgün durumlarina dönüstürülmüstür. Saat-basi çalan kilise çanlarinin esliginde halk cafelede oturmakta, gençler ise asiriliklara taskinliklara

 kaçmadan eglence yerlerinde kaçmadan eglence yerlerinde kizli-erkekli biralarini yudumlamaktadirlar. Iki üç katli evlerin bir ikisinde tiyatro oynanmasi da ilginçti. Bu yerlere isteyenler parasiz girebildigi gibi kendilerine bir kadeh sarap ile kum incir de ikram olunmaktadir.

    Limanda büyük bir yolcu gemisi vardi. Geminin her persembe turist getirdigini ögrendik. Geminin limanda demirlendigi bir haftalik sürede turistler gecelerini yine gemide geçirirlermis. Böylelikle de otel külfetinden kurtulmus oluyorlar.

    Sempozyumdan sonra son iki gün çevreyi tanitma gezilerine ayrilmisti. Bir gün gemiyle sahil seridi gezdirilmis, ertesi gün de çok sarp dag yollarindan otobüs ve minibüsle geçilerek baskent Çetince'ye gidilmis, oradaki tarihi yapilar, müzeler gezilmistir. Daha önce de, bu sempozyumun gerçeklesmesi için katkida bulunan Istanbul'daki Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanisma Vakfi'nin sayin baskani ve üyeleriyle tanismak ve onlarla bir deniz gezisinde 4-5 saati birlikte geçirmek bizim için bir mutluluk vesilesi olmustu. Kökenleri olan Rumeli topraklarina yürekten bagliliklan yurt sevgisinin en çarpici ifadesiydi.

    Sempozyumun açilis törenine gelenler arasinda yerli protokol mensuplan da vardi. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin Belgrad Büyükelçiligimden kimsenin bulunmamasi gönül kirici idi. Siradan bahane ileri sürerek toplantiya katilmayip salt iyi dileklerde bulunma yazisiyla yetindiler.

    Programda bildirileri olanlar arasinda Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun bazi üst-kademe yöneticileri ile mensuplari da vardi. Onlar da hiçbir bilgi vermek ihtiyacini bile duymadan etkinlige katilmamislardi.

     Yine de her seye karsin sempozyumu basariya ulastiran BAL-TAM Genel Baskani Prof. Dr. Nimetullah Hafiz ile Düzenleme Kurulu Baskani Prof. Dr. Tacida Hafiz'i yürekten kutlar, emekleri sag olsun deriz."

Harid Fedai

Diger sayfa >>>


 
Flowchart: Punched Tape:    Balkan Türkoloji Araştırmaları Merkezi   2001, Prizren

Copyright ©2004 BAL-TAM.net